Yükleniyor...

Yıllık İzin Davalarında Davacının Dinlenmesi Zorunlu mu?

21 Ekim 2021

Yıllık İzin Alacaklarında İspat Sorunu

İş hukukunda yıllık ücretli izin hakkı, işçinin vazgeçemeyeceği temel dinlenme haklarından biridir. İş sözleşmesinin sona ermesi halinde kullanılmayan yıllık izin süreleri ücret alacağına dönüşmekte ve işçi tarafından talep edilebilmektedir.

Ancak bazı uyuşmazlıklarda işçiler, uzun yıllar boyunca hiç yıllık izin kullanmadıklarını ileri sürmektedir. Özellikle beş yıl ve üzerindeki süreleri kapsayan izin taleplerinde mahkemelerin özel bir değerlendirme yapması gerekmektedir.

Hakimin Davayı Aydınlatma Yükümlülüğü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca hakim, uyuşmazlığın aydınlatılması için gerekli gördüğü hususlarda taraflardan açıklama isteyebilir ve davanın sağlıklı şekilde sonuçlandırılması için gerekli işlemleri yapabilir.

Yargıtay uygulamasına göre uzun yıllar boyunca hiç izin kullanılmadığı yönündeki iddialar, hayatın olağan akışı bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken hususlardır.

Bu nedenle belirli koşulların varlığı halinde mahkemenin davacı işçiyi bizzat dinlemesi gerekmektedir.

Beş Yıl ve Üzeri Sürelerde Özel İnceleme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2020/4667 Esas ve 2021/2246 Karar sayılı ilamında, uzun süre yıllık izin kullandırılmadığı iddialarına ilişkin önemli değerlendirmelere yer verilmiştir.

Karara göre, kullandırılmadığı ileri sürülen izin süresinin toplamda beş yıl veya daha fazla olması halinde hakim, davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacı işçiyi bizzat dinlemelidir.

Bu uygulamanın amacı, işçinin çalışma süresi boyunca gerçekten hiç izin kullanıp kullanmadığının açıklığa kavuşturulmasıdır.

Davacı Asilin Beyanının Önemi

Mahkeme tarafından davacı işçi duruşmada dinlenerek yıllık izin kullanıp kullanmadığı açıkça sorulmalıdır.

Davacı işçi;

  • Hiç izin kullanmadığını,

  • Sadece belirli dönemlerde izin kullandığını,

  • İzinlerinin eksik kullandırıldığını,

beyan edebilir.

Mahkeme bu açıklamaları dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirerek sonuca ulaşmalıdır.

İspat Yükü İşverene Aittir

Yıllık izinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir.

İşveren;

  • İmzalı izin formları,

  • Yıllık izin kayıt belgeleri,

  • Personel izin çizelgeleri,

  • İşçinin imzasını taşıyan belgeler,

gibi delillerle izinlerin kullandırıldığını kanıtlamak zorundadır.

Bu belgelerin bulunmaması halinde işveren izin kullandırdığını ispat edememiş sayılır.

Yargıtay Kararındaki Somut Olay

İncelemeye konu uyuşmazlıkta davacı işçi yaklaşık 18 yıl boyunca aynı işyerinde çalışmıştır.

Mahkeme, yalnızca işveren tarafından ispatlanan 12 günlük izin süresini mahsup ederek kalan tüm izin alacağını hüküm altına almıştır.

Ancak Yargıtay, işçinin 18 yıllık çalışma süresi boyunca neredeyse hiç izin kullanmadığı yönündeki iddianın hayatın olağan akışına uygun olup olmadığının ayrıca araştırılması gerektiğini belirtmiştir.

Bu nedenle mahkemenin davacıyı bizzat dinlemesi ve beyanını aldıktan sonra yeniden değerlendirme yapması gerektiğine karar verilmiştir.

Kullanılmayan İzin Sürelerinin Hesaplanması

Davacı işçinin dinlenmesi sonrasında işveren tarafından izin kullandırıldığı ispatlanamayan dönemler belirlenir.

İşveren geçerli ve yazılı belgelerle izin kullanımını kanıtlayamazsa, ispatlanamayan sürelerin tamamı yıllık izin hesabına dahil edilir.

Bu durumda kullanılmadığı kabul edilen izin günleri üzerinden yıllık izin ücreti hesaplanarak işçi lehine hüküm kurulabilir.

Sonuç

Yıllık izin alacaklarına ilişkin davalarda, işçinin beş yıl veya daha uzun süre izin kullanmadığını ileri sürmesi halinde mahkemenin pasif kalması mümkün değildir.

Hakim, davayı aydınlatma yükümlülüğü kapsamında davacı işçiyi bizzat dinlemeli ve çalışma süresi boyunca yıllık izin kullanıp kullanmadığını açıklığa kavuşturmalıdır.

İşveren tarafından izinlerin kullandırıldığı yazılı belgelerle ispatlanamadığı takdirde ise, ispatlanamayan dönemlerin tamamı yıllık izin hesabına dahil edilerek yıllık izin ücreti alacağına hükmedilebilecektir.

Paylaş:
Bize Mesaj Gönderin