Yurtdışında Çalışan İşçilerin Tatil Ücreti Hesabı
Yurtdışında Çalışan Türk İşçileri ve Uygulanacak Hukuk
Türk işverenlerine ait yurtdışı işyerlerinde çalışan işçiler bakımından işçilik alacakları hesaplanırken hangi ülke hukukunun uygulanacağı önem taşımaktadır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 27. maddesi uyarınca belirli şartların varlığı halinde Türk hukuku uygulanabilmektedir. Bu durumda işçinin fazla çalışma, yıllık izin ve ulusal bayram genel tatil alacakları Türk iş hukuku kurallarına göre değerlendirilmektedir.
Ancak işçinin çalıştığı ülke mevzuatı gereğince kendisine yapılan ödemeler de göz ardı edilemez.
Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücretlerinin Hesaplanması
Türk İş Hukuku'nda ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçiye, çalışmasının karşılığı olarak ayrıca ücret ödenmesi öngörülmüştür.
Bu nedenle işçinin ulusal bayram veya genel tatil günlerinde çalıştığının ispatlanması halinde ilgili günler için ilave ücret alacağı doğmaktadır.
Yurtdışında çalışan işçiler bakımından ise uygulamada farklı bir durum ortaya çıkabilmektedir.
Yabancı Ülke Mevzuatına Göre Ödenen Tatil Ücretleri
Birçok ülkede milli ve dini bayram günlerinde çalışılmayan süreler için işçilere ücret ödenmeye devam edilmektedir.
Başka bir ifadeyle işçi herhangi bir çalışma yapmaksızın, yalnızca resmi tatil olması nedeniyle ücret almaktadır.
Bu durumda aynı işçinin daha sonra Türk mevzuatına dayanarak ulusal bayram ve genel tatil ücreti talep etmesi halinde mükerrer ödeme sorunu ortaya çıkabilmektedir.
Mükerrer Yararlanmanın Önlenmesi
Yargıtay uygulamasına göre, işçinin çalıştığı ülke hukukuna göre resmi tatil günleri nedeniyle ücret aldığı durumlarda aynı günler bakımından yeniden tam bir ulusal bayram ve genel tatil alacağı hesaplanması hakkaniyete uygun değildir.
Çünkü işçi aynı tatil günü nedeniyle iki farklı hukuk sisteminden ayrı ayrı ekonomik yarar elde etmiş olacaktır.
Bu nedenle yabancı ülke mevzuatı kapsamında ödenen tatil ücretlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Yargıtay'ın Benimsediği Mahsup İlkesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 02.02.2021 tarihli, 2020/1843 Esas ve 2021/3097 Karar sayılı ilamında konu açık şekilde değerlendirilmiştir.
Kararda, yurtdışında çalışan işçiye bulunduğu ülke mevzuatına göre çalışma karşılığı olmaksızın ödenen milli ve dini bayram ücretlerinin, Türk mevzuatına göre hesaplanan ulusal bayram ve genel tatil alacağından mahsup edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yüksek Mahkeme'ye göre bu mahsup yapılmadığı takdirde işçi aynı dönem için iki kez ödeme almış olacaktır.
Mahsup Hesabı Nasıl Yapılır?
Öncelikle Türk İş Hukuku hükümlerine göre işçinin hak kazandığı ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesaplanır.
Daha sonra çalışılan ülke mevzuatı gereğince aynı dönemlerde işçiye ödenmiş olan resmi tatil ücretleri belirlenir.
Bu tutarlar hesaplanan ulusal bayram ve genel tatil alacağından düşülerek işçinin gerçek alacağı tespit edilir.
Böylece hem işçinin hakları korunmakta hem de çifte ödeme yapılmasının önüne geçilmektedir.
Yargıtay Kararının Önemi
Yurtdışında çalışan işçilerin alacak davalarında sıklıkla yalnızca Türk mevzuatı esas alınarak hesaplama yapılabilmektedir.
Ancak Yargıtay'ın bu kararı, işçinin yabancı ülke hukukundan elde ettiği kazanımların da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Karar, özellikle yurtdışı şantiye, enerji, inşaat ve sanayi projelerinde çalışan Türk işçilerin açtığı işçilik alacağı davaları bakımından önemli bir içtihat niteliğindedir.
Sonuç
Yurtdışında çalışan Türk işçiler bakımından Türk hukukunun uygulanması, yabancı ülke mevzuatına göre yapılan ödemelerin tamamen göz ardı edileceği anlamına gelmez.
İşçinin çalıştığı ülke hukukuna göre milli veya dini bayram günleri için çalışma karşılığı olmaksızın ücret almış olması halinde, bu ödemelerin Türk mevzuatına göre hesaplanan ulusal bayram ve genel tatil alacağından mahsup edilmesi gerekir.
Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımı da mükerrer yararlanmayı önlemek ve gerçek alacağın belirlenmesini sağlamak yönündedir.